FORUM TURKAYILDIZ  Bilgi Özgürlüktür!
Geri git   FORUM TURKAYILDIZ Bilgi Özgürlüktür! > Eğitim&Öğretim Sistemi ve Üniversitelerimiz > Tarih

TURKAYILDIZ - Bilgi Özgürlüktür!


Tarih Geçmişten Günümüze Yaşanalar

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19.03.08   #1 (permalink)
Tecrübeli Kullanıcı
Dec 2007 tarihinde aramıza katıldı
16 yaşında

Teşekkürleri: 0
1 mesajına 1 kere teşekkür edildi.
Rep Gücü: 3
TR094 is on a distinguished road
Standart Avrupa tarihinin 10 büyük yalanı: 2. perde




Avrupa tarihinin 10 büyük yalanı: 2. perde

Merakla bekleyenleriniz olduğunu biliyorum. İşte geçen hafta sadece 3’ünü, o da özetin özeti olarak yazabildiğimiz Avrupa tarihinin 3 büyük yalanı daha.

* 4.Amerika’nın keşfi yalanı

Avrupa’nın aslında epeyce geç kalmış “keşifler çağı”, Kristof Kolomb’un Hindistan’a gitmek için yola çıkıp tesadüfen Amerika’yı keşfetmesiyle başlatılır ve amacı, dünyayı tanımak ve dışa açılmak gibi masum sebeplerle açıklanır. Oysa gemide tuttuğu seyir defterinden gerçek niyetini öğrenmek mümkündür Kolomb’un: Tutsak aldığı yerlileri çalıştırarak elde edeceği altın ve gümüşleri gemilerle Portekiz’e getirmek ve “kâfirler”in, yani Müslümanların elindeki kutsal toprakları ele geçirmek. Bunu bir Haçlı seferiyle gerçekleştirmeyi düşlüyordu masum kâşifimiz. Kolomb’un, Müslümanların bulunduğu ülkelerin doğusunda bulunan efsanevî Hıristiyan Kral Prester John’un yardımını sağlamak ve böylece bir sandviç harekâtıyla İslam tehdidini bertaraf etmek üzere Hindistan’a gittiğini de okuyunca mesele iyice çetrefilleşiyor.

Bu yalanın bir başka boyutu da şu: 1492, Amerika’nın keşif tarihi değil, sonradan “Amerika” adı verilen toprakların işgal tarihidir. Zira Amerika, Kolomb’dan yüzyıllar önce Vikingler tarafından keşfedilmiş, bazı Müslüman gemiciler Güney Amerika’ya gidip gelmiş, nihayet son ortaya atılan iddiaya göre ise Çinli bir Müslüman olan Zeng He, bu defa Çin’den yola çıkarak Amerika’ya ulaşmıştır. Velhasıl Kristof Kolomb, Amerika’nın ilk değil, son kâşifidir.

* 5.Bilimsel devrim yalanı

Bazı yalanlar tekrarlana tekrarlana apaçık doğrular katına çıkabiliyor. “Bilimsel devrim” terimi ilk kez 1939’da ortaya atılıyor. Yine de onu bir kitabın kapağında görmek için 15 yılın geçmesi gerekecektir. Hepi topu 50 yıllık bir ömrü bulunan bu terimin dimağımızı böylesine felç etmesi de gösteriyor ki, bir büyücülük olayıyla karşı karşıyayız. Tek farkı, büyünün bilimsel bir kılıkla yapılıyor olması.

California Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü olan Steven Shapin, “Bilimsel Devrim” adlı kitabına bu yalanın tarihini yazmakla başlıyor. Shapin’e göre “bilim” ve “bilim adamı” terimleri ancak 19. yüzyılda kullanıma girmiş olup 20. yüzyıl başlarına kadar da yaygınlaşmamıştır. Yani bilimin kamuoyu nezdinde bugünkü değerini kazanması, dün denilecek kadar yeni olaydır. Dolayısıyla hem Avrupa, hem de Osmanlı tarihine, bilimin bugün kazanmış olduğu yeni çerçeveden bakarsak fena halde çuvallarız.

Bugün ‘bilimsel devrim’ denilince akan sular durur. Birisi Kopernik, Galile ve Newton’dan söz etti miydi, ayet duymuşçasına sessizliğe bürünür çehreler. Dudaklar bükülür, anlamlı anlamlı kafalar sallanır, ‘Elin adamı neler yapmış bizimkiler uyurken’ nutuklarına sığınılır. Oysa meselenin iç yüzü hiç de öyle değildir.

Mesela Newton’un yaşadığı devirde Cambridge Üniversitesi’nin hali niceydi, biliyor muyuz? Okuyacak öğrenci bulamayan üniversite, öğrenci çekebilmek için indirim üstüne indirim yapıyor, hocalar okulu cazip hale getirebilmek için bırakın sınıfta bırakmayı, talebeye sınıf atlatıyorlardı, sınıf! Üstelik aynı zamanda bir ilahiyatçı da olan Newton, buluşlarının bilimsel sonuçlarından çok, kafasındaki din kavramı açısından taşıdığı anlamla ilgileniyor, Hıristiyanlığın dünyaya nasıl yeniden hakim olacağını tahmine çalışıyordu. Bunun için ayrı bir kitap bile yazdığını biliyoruz. Üstelik zat-ı devletleri, büyücülükle de iştigal ederdi. Hatta bu yüzden adı, çağdaşları arasında “son büyücü”ye dahi çıkmıştır.

Daha ‘bilimsel devrim’in Müslümanlardan çalınan bilgilerle yapıldığı üzerinde durmadık. Galile’ye ‘süredurum ilkesi’ni ilham veren Nasirüddin Tusi’nin 13. yüzyıldaki buluşundan haberimiz yoksa saf saf Avrupa’daki bilimsel devrim yalanına inanmaya devam ederiz elbette.
__________________
Uzun dönem kısa dönem ya da bedelli,Şafakla tanış, saya saya biter mi?1-3, 3-5 gece nöbeti,Asker nöbet tutarken her yer güvenli,Okumuşu-cahili,zengini-fakiri,Burda herkes öğrenir; mutlak disiplini..Havada,havadaaDenizde ve karadaHer zaman ve her yerde..Sol. sol, Yaylalar yaylalar
TR094 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.08   #2 (permalink)
Tecrübeli Kullanıcı
Dec 2007 tarihinde aramıza katıldı
16 yaşında

Teşekkürleri: 0
1 mesajına 1 kere teşekkür edildi.
Rep Gücü: 3
TR094 is on a distinguished road
Standart Ynt: Avrupa tarihinin 10 büyük yalanı: 2. perde

* 6.Sanayi devrimi yalanı

Bir “sanayi devrimi” lafıdır gidiyor. Orta malı siyasetçisinden mahalle mektebi seviyesine inmiş bazı üniversitelerin hocalarına kadar yığınla insan, sorgu sual etmeden, ‘Eller aya, biz yaya’ teranesini tutturmuş, Avrupa’nın sanayi devrimini gerçekleştirdiğini, bizimse bu ‘evrensel gelişme’yi ıskalayıp çağdaşlık trenini kaçırdığımızı tekrarlıyorlar.

Nasıl “bilimsel devrim”, tarihçilerin, seçtikleri bir zaman dilimine yüzyıllar sonra yapıştırdıkları bir yafta ise, “sanayi devrimi” de 19. yüzyılın ortalarına doğru coşkuyla keşfedilmiş ve bu yüzden bazı özellikleri abartılmış jenerik bir terimdir. Filmin jeneriği, filmin kendisi olabilir mi?

Sanki Sanayi Devrimi bütün Avrupa’da aynı anda olmuş bitmiş bir olay gibi sunulur bize. Halbuki İngiltere’de giderek hızlanan ve istikrarlı bir tarzda gelişen sanayileşme, Fransa’da ağır aksak ilerlemiş ve büyük ölçüde İngilizleri taklit etmiştir. İngiltere’ye adamlar yollanmış ve hem makine, hem de işçi getirtilmiştir. Böylece Fransa için bir Sanayi Devrimi’nden değil, olsa olsa İngiliz makine sisteminin girişinden söz edebiliriz.

Bilimsel buluşların Sanayi Devrimi’ni hazırladığı iddia ediliyor. Hiç alakası yoktur. Mesela buhar gücüyle çalışan makineyi tasarlayan James Watt bilim adamı değil, amatör bir mucitti. Çelik sanayiinin babası kabul edilen John Wilkinson bir işadamıydı. Tekstil dokuma tekniğinde çığır açan iplik eğirme makinesi tasarımını başkasından araklayan Samuel Arkwright, inanmayacaksınız belki ama bir berberdi!

Başka kuşkular da var. Mesela “Sanayi Devrimi’nde geçtiği ileri sürülen sahneler, ancak 70 yıl sonra yaşanmış olabilir.” diyor Minnesota Üniversitesi’nden Herbert Heaton. Yani sonraki yıllarda cereyan etmiş olayları önce olmuş gibi gösterme numaraları da söz konusu. Düşünün bir, İngiltere’de 1830’larda bile pamuk işçilerinin sayısı, evlerde çalışan halayıkların sayısından azdı. 1850’de Yorkshire şehrinde yün eğirme işinin hâlâ elle yapıldığını gösteren kanıtlar mevcut. Hatta 1877’de, makinelerdeki kadar ucuza elle dokuma yapan bir imalatçı yaşıyordu İngiltere’de. Bu Fransa ve Almanya için haydi haydi böyleydi.

Sanayileşme sadece üretim artışıyla değerlendirilemez. Önemli olan hangi bedeller karşılığında başarıldığı değil midir? İngiltere’de uyuşturucu neden yaygındır bilir misiniz? Fabrikalarda geçen uzun gecelerde anneler bebeklerini uyutmak için afyon kullanıyorlardı da ondan. Tarih, ne yazık ki acımasızdır
__________________
Uzun dönem kısa dönem ya da bedelli,Şafakla tanış, saya saya biter mi?1-3, 3-5 gece nöbeti,Asker nöbet tutarken her yer güvenli,Okumuşu-cahili,zengini-fakiri,Burda herkes öğrenir; mutlak disiplini..Havada,havadaaDenizde ve karadaHer zaman ve her yerde..Sol. sol, Yaylalar yaylalar
TR094 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
avrupa, büyük, perde, tarihinin, yalanı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
En İyi Para Kazandıran Siteden Türk İnternet Tarihinin En Büyük Ödüllü Yarışması kaganhan WEB SİTENİ TANIT 0 13.05.08 18:25
İstanbul'da Perde Açılıyor erhanaktas Türk Kültür ve Sanatı 0 09.05.08 20:41
Yeni Avrupa Terör Sözleşmesi: Avrupa Konseyi (Ak) ve Terörizmin Önlenmesine Dair Forumterk Siyaset ve Politika Arenası 0 31.08.07 00:17
Avrupa Birliği'nin sac ayağı:Avrupa Konseyi Forumterk Tarih 0 29.06.07 16:03
Türkiye tarihinin en büyük iflası SonDurak Türkiye'den Haberler 0 19.03.07 15:31


WEZ Format +3. Şuan Saat: 05:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Türkçe Çeviri : Turkayildiz
Sitedeki Tüm Yazılar Konular ve Bilgilerin Sorumluluğu Konuyu Yazan ve Yorumlayan Kişilere Aittir.İzinsiz olarak başka yerlerde Yayınlanamaz.Turkayildiz Forumları Lisanslı Bir vBulletin Forum Üzerine Kurulmuştur.Forumda Yasadışı Hiç Bir İçerik Bulundurulamaz.Dikkat : Site Sahibi 17.08.2010 -10.09.2010 tarihleri arasında kısa süreli çevrımdışı olmasından dolayı site hakkında yapılan şikayetler, istekler ve konu uyarıları yanıtsız kalmasından dolayı Turkayildiz forumları suçlu tutulamaz.Copyright ©2006 - 2010 Turkayildiz.com

ikariam-firefox & Kıltestere & fototarih & sexyduvarkagitlari & ...

3 5 6 9 10 11 12 13 14 15 16 17 19 20 21 23 24 26 27 33 34 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 48 49 50 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 65 66 69 70 71 72 73 74 75 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 88 89 90 91 92 94 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 119 120 121 122 123 124 126 127 128 129 130 133 135 136 138 139 140 141 142 143 144 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 167 172 173 174 175 176 177 179 180 181 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 197 198 199 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 220 223 224 225 226 228 229 230 231 232 233 236 240 241 242 243 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274